ADD’DEN CİNSEL İSTİSMAR TEPKİSİ

22 Kasım 2016, Salı 06:23

     


Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) İzmir Şubelerinin başkanları, 19 Kasım Cumartesi günü derneğin İzmir Şubesi’nde bir araya geldi. Toplantıya Aliağa’dan da ADD Şube Başkanı Erol Ertürk katıldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) İzmir Şubelerinin Eşgüdüm Toplantısı, 19 Kasım Cumartesi günü derneğin İzmir Şubesi’nde gerçekleştirildi. ADD Aliağa Şube Başkanı Erol Ertürk’ün de katıldığı toplantıda, cinsel istismar suçlarında mağdur ile failin evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesini öngören önergeye karşı, “Çocuklarımızın, Gençlerimizin, Kadınlarımızın, Bedenlerimizin Üzerinden Ellerinizi Çekin!” başlığıyla ortak bildiri yayınlandı.

“AHLAKSIZLIK MEŞRULAŞTIRILIYOR”

ADD İzmir Şubeleri imzasıyla yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı, “17 Kasım gece yarısı TBMM’nden apar topar geçirilmeye çalışılan bir yasa önergesi vardı. AKP zihniyetinin göstergesi olan bir önergeyle ‘cinsel istismar’ suçlarında mağdur ile failin evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesi öngörülüyordu. Muhalefetin tepkisiyle yeterli çoğunluk sağlanamadığı için Salı günü oylanacak bu tasarının tam metni şöyledir: ‘Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zaman aşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suçtan azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir.’ Çocuklarımıza bayram armağan eden Atatürk’ün Cumhuriyeti’nden, çocukları tecavüzcüsüyle evlendiren zihniyete nasıl geldik? Mevcut iktidar, bu önergeyle, ‘Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi’ gündemde iken, ülkemiz ‘Rejim Değişikliği’ gibi büyük bir sorunla uğraşırken; sadece Atatürk ve Cumhuriyet değerleri ile uğraşmadığını, yaşama hakkımızın karşılığı olan insanlık değerlerine de el attığını göstermiş oldu. Dini vakıf ve cemaat evlerinde, yurtlarında yaşanan çocuk tacizleri daha unutulmamış ve her gün bir yenisinin haberi gelirken, din kisvesi altında ahlaksızlığın meşrulaştırılarak, hukuksuzluğun yasayla korunmaya çalışıldığını görüyoruz.

“KÜÇÜK, RIZA VE İLİŞKİ KELİMELERİ AYNI CÜMLEDE KULLANILAMAZ”

Önerge hakkında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ çocuk istismarı için ‘tecavüz değil, küçüğün rızasıyla gayri resmi evlilik’ derken, önergeyi savunarak, küçük çocukların cinsel ilişkide rızası olabileceğine vurgu yapıyor. Özetle ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Küçüğün rızası, çocuğun rızası ne demek? Küçük, rıza ve ilişki kelimeleri asla aynı cümlede kullanılamaz. Ergenlik sadece fiziksel olgunluk değil, ruhsal ve psikolojik olgunluğu da içerir. Bunun için bütün dünya asgari 18 yaşı sınır olarak belirlemiştir. Yani reşit olmadığı için bakkaldan sigara almasına bile müsaade etmediğin, sinemada, televizyonda +18 diyerek film bile seyrettirmediğin çocuğa kendi isterse evlenebilir diyorsun. Sapıklar kanuna uymuyor diye, kanunu sapıklara uyduruyorsun. Aynı cümlede fail ile mağduru bir araya getirmeye çalışıyor, birlikte yaşamaya zorluyorsun. Bir çocuğu masumiyetini kirleten tecavüzcüsü ile evlendirmeye zorlamak, aynı çocuğa ikinci defa, bu sefer de yaşama hakkına devlet tarafından tecavüz etmekle aynı anlama gelir. Bunun adı hayatı gasp, bunun adı işkence, bunun adı ahlaksızlıktır.

“BU NASIL BİR MANTIK, NASIL BİR ANLAYIŞ”

İstismar etmek, kelime anlamıyla bir kişinin ya da kişilerin iyi niyetini kötüye kullanarak yararlanmak, bir düşünceyi kötüye kullanarak zarar vermeyi hedeflemek, karşısındakinin kendi rızası olmadan ve iradesini dikkate almadan sömürmek gibi anlamları içerir. O halde cinsel istismarı affeden sapkın kafa nasıl olur da kendi rızası olursa diye bir gerekçe öne sürebilir, bu nasıl bir mantık, nasıl bir anlayıştır? Başı dik duran kadından korkan, çıkardığı kanunlarla kadından yana görünüp aslında kadını eve hapsetmeyi hedefleyen zihniyeti temsil eden milletvekilleri, toplu tecavüze uğrayan mağdur çocukları hangi tecavüzcüsüyle evlendirecek? Aile içi tecavüze uğrayan çocuklara ensest evlilik mi yaptıracak? 9 aylık bebeğe tecavüz edenleri, erkek çocuklarına cinsel istismarda bulunanları nasıl koruyacak? Birden fazla kadına tecavüz eden, kadınlar arasında kura mı çekecek? Acaba bunlar için de dahiyane önerileri var mı? Nasıl olsa çoğunluk bende, ben yaptım oldu demekle bu sorunları da çözecekler mi?

“İNSANLIĞA VE İNSANLIK DEĞERLERİNE AYKIRI”

Bu ülkede yıllardır birçok kadın örgütü çocuk gelinler için mücadele ederken; şimdi bunların önünü yasal olarak açmak insanlığa ve insanlık değerlerine aykırıdır, vicdansızlıktır. Kadını sadece cinsel meta olarak gören, içlerinde din görevlisi, cemaat vakıflarının mensubu, aşiret ağası gibi pek çok sapkın kafanın da bulunduğu, ceza evinde ki 4000 tecavüzcünün serbest bırakılması için, tecavüz edilen kız çocuğunun tecavüzcüsü ile evlendirilmesine dair yasa önergesi vermek, sapık zihniyetli biri için tecavüz fiilinin önünde ki son engeli de kaldırmaktır. Sapıklığın önünü açmak, kadını, çocuğu sokak korkusuyla eve kapatmaktır. Sadece bir hukuksuzluğu değil, tıp dünyasının ‘pedofili’ dediği bir hastalığı bile meşrulaştırmaktır.

“ÇOCUKLARA ATATÜRK’Ü ÖĞRETİN”

Atatürk, ‘Geleceğin teminatı olan çocuklarımız; sizler hepiniz geleceğin bir gülü ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz’ diyor. Çocuklarımızı karanlığa mahkum etmeye çalışan zihniyetin meclisteki temsilcilerine sesleniyoruz. Çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın, bedenlerimizin üzerinden ellerinizi çekin, yaşama hakkımıza, yaşama tarzımıza müdahale etmekten vazgeçin. Bir çocuk kadar aklınız varsa çocuklara bütün dünyanın kabul ettiği hakları verin, çocuk işçiliğini engelleyin, okumalarının önündeki engelleri kaldırın, sağlıklı büyümelerini sağlayacak tedbirleri alın, Arapçayı değil, okuduğunu anlamayı, medeniyeti, hoşgörüyü, çevre bilincini, doğa ve hayvan sevgisini öğretin, Atatürk’ü öğretin. Çocukları korumak, Vatanı korumaktır. Çocukları korumak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Hiç vakit geçirmeden bu yasa tasarısını meclisten çekmeli ve bu ayıba yeltendiğiniz için Türk halkından özür dilemelisiniz, yoksa utanç tablonuza yıllarca hatırlanacak bir kara lekeyi daha kendi ellerinizle siz yapıştırmış olacaksınız.”

(VOLKAN GÜNDÜZ)