17 Aralık 2018, Pazartesi

ALİAĞA GENÇLİK TİYATROSU: ‘BURASI DUYGULARIN VE HAYALLERİN ÖN PLANDA OLDUĞU YER’

22 Şubat 2018, Perşembe 06:30

     


Aliağa Belediyesi’nin açmış olduğu kurslarda eğitim alan ve senede bir oyun çıkaran, hayallerini tiyatro sahnesinde gerçekleştiren Aliağa Gençlik Tiyatrosu üyeleri tiyatronun onlar için ne ifade ettiğini, hayatlarına ne gibi kazançlar getirdiğini anlattılar.

Aliağa’da belediye bünyesinde açılan tiyatro kursunda bir araya gelen lise öğrencileri Aliağa gibi sanayi şehrinde tiyatro ile nefes almaya çalışıyorlar. Belediyenin onlara sunmuş olduğu nikâh salonunda nikâh masasının eşliğinde provalarını gerçekleştirmeye çalışan öğrenciler senede bir kere bir oyun çıkarabiliyorlar. Ayrıca Aliağa’da çeşitli etkinlere de katkı koyan gençlerle tiyatro ile tanışma maceralarını ve hayallerini konuştuk.

Yaşları 14 ile 18 arasında değişen öğrencilerin hemen hemen hepsi arkadaşlarının tavsiyesi ile bu topluluğa dahil olmuşlar. Tiyatronun kapısından içeri girdikten sonra ise başka bir dünyada gibi hissetmişler. Barbaros Lisesi’nde okuyan 15 yaşındaki Meltem Sarı tiyatro ile tanışmasını “Bir arkadaşım ile hayal kurarken, arkadaşım bana tiyatroyu çok sevdiğini söylemişti. Benim de isteğimin bu yönde olması için hayal kurmam gerekiyormuş. Yani bir Hollywood olmasa bile istediğim şeyi neden yapmayayım dedim ve tiyatroya başladım. Aliağa'ya taşındıktan sonra ASEV’i söylediler. İlk başlarda tiyatroyu oyunculuk için bir basamak olarak düşünüyordum. Buraya gelince fark ettim ki tiyatro dışarıdan göründüğü gibi değilmiş. Sahneye çıkıp da iki replik ezberleyip geçmek değilmiş. Yaratıcılığımızı konuştururken aynı zamanda kim olduğumuzu da buluyoruz. Burada öğrendiklerimiz burada kalmıyor. Dışarıdaki hayatımıza da uyguluyoruz. Öğrendiklerimiz ile hayatımız arasında bir bağ kuruyoruz.” şeklinde anlatıyor.

Berivan Konukçu da Barbaros Lisesi'nde okuyor. Tiyatro grubuna katılalı 3 ay olmuş. Arkadaşının teşviki ile tiyatroya başlayan Berivan, “En kötü kafamı dağıtırım diye başladım. Zaman geçtikçe gördüm ki hayatımıza bir şeyler katıyor. Hani derler ya ‘hayatın her yerinde matematik var’ diye bence hayatın her yerinde tiyatro var.” diyor. Onun gibi kafa dağıtmak için tiyatroya gelen Nazik de zaman içerisinde buradan çok keyif almış ve tiyatronun hayatında yarattığı değişimlerin farkına varmış.

‘Tiyatro empati kurmamızı sağlıyor’

Aliağa’daki kültür sanat eksikliklerine de dikkat çeken gençler tiyatro ile birlikte asosyal bir yaşamdan nasıl sıyrıldıklarını, çevrelerindeki yaşıtlarına nazaran onları okumaya ve farklı hissetmeye iten tiyatroyla tanışmaktan çok mutlu olduklarını ifade ediyorlar. Tiyatro kültürüne adım atmış olan bu gençler tiyatronun onlar için neyi değiştirdiğini sorduğumuz zaman başta özgüven sahibi olduklarını; empati kurmayı öğrendiklerini, bir insanın nasıl dinlenileceğini, özgürce hayal kurmayı ve olaylara karşı nasıl bir bakış açısıyla bakabileceklerini öğrendiklerini anlatıyorlar. Toplumsal olaylara karşı nasıl bir yorum ve yaklaşım sergileyeceklerini de öğrendiklerini söyleyen gençlerden biri olan Hilal ise “burası (tiyatro), duyguların ve hayal dünyasının ön planda olduğu yer burada insanlar duygularıyla karar veriyor” sözleriyle ifade ediyor.

‘Diziler kadınları çaresizmiş gibi gösteriyor’

Geçtiğimiz aylarda ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde sokakta sergiledikleri bir oyun ile seslerini duyuran gençler dizilerde bu konunun işleniş tarzından da rahatsız olduklarını söylüyor. Televizyonların insanlar üzerinden yapmış olduğu primden şikayet eden gençler bir dizi ile empoze edilmek istenen kadının ezilmişliği, çaresiz bırakılışı ve görmüş olduğu şiddetten herkes gibi bıkmış durumdalar. Durmadan her dizide çarpık aile ilişkilerinin toplum yapısını bozduğunu söyleyen gençler sinema ve dizilerin reyting uğruna her şeyi denediklerini, yapılan işin kalitesinin göz ardı edildiğini ifade ediyorlar.

Ela tiyatro ile diziler arasındaki farkı anlatırken dizilerde birkaç tane düşünce olduğunu daha fazla düşünceye açılamadığını, tiyatronun ise insanları daha çok bilinçlendirme amaçlı olduğunu, her oyunun sonunda izleyiciye bir farkındalık kazandırdığını vurguluyor.

‘Herkes sosyal medyada gördüğünü okulda uygulamaya çalışıyor’

Tiyatro ile sosyalleşen Aliağa Gençlik Tiyatrosu üyesi gençler yaşıtlarının devamlı sosyal medya ile içli dışlı olmasından şikayetçiler… Bu durumu ise Muhammet “Dışarıda dayatılmış bir toplum anlayışı var. Herkes sosyal medyada gördüğünü okulda uygulamaya çalışıyor. Bir grup var mesela; herkes onu konuşup duruyor. Düşünebilen çocuk veya düşünebilen insan dışlanıyor. Özgür düşünceye kimse olanak vermiyor. Herkes başkasının düşüncesine tapacak duruma geliyor.” diyerek özetliyor.

‘Daha büyük bir salonumuz olsa daha çok oyun çıkarırız’

Tiyatro ile dışarıdaki hayatı anlatan Eren ise “Dışarıda insanlar birbirini sürekli yargılıyor. Yeri geliyor burada kurbağa oluyoruz. Gerçek hayatta insanlara kurbağa olduğumuzu söylesek, ‘Neden kurbağa oldun? Herkes burada köpek olmak zorunda!’ der. Ama burada öyle bir dünya yok. Herkes burada hayal dünyasına sahip. Dışarıda insanlar beğenilme arzusu ile yaşıyorlar. Biz burada bunu yaşamıyoruz. Ben Bu yüzden sosyal medyadan uzaklaştım ve tiyatroyu seçtim.” diyor.

Yılda neden bir kez oyun çıkarttıklarını sorduğumuzda ise “Bizim birden fazla oyun çıkarabilmemiz için o oyunu çalışabileceğimiz bir ortam lazım. Bu kadar insanla şu ortamda çalışmak kolay değil. Bir an evvel daha geniş bir sahnede daha çok çalışmak istiyoruz. Hatta Aliağa’da içerisinde sineması da olan geniş bir kültür kompleksine ihtiyacımız var.” diye yanıt veren gençler içlerindeki potansiyelin farkında ve bunun geliştirilmesi, kendisi gibi sanata meraklı tüm arkadaşlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorlar.

(EREN SARAN) 







 
Son Eklenen Haberler