131019098
26 Ocak 2022, Çarşamba

ÖZGÜNLÜK RUHUNDA VAR

10 Ocak 2022, Pazartesi 06:15

     


Dünyaca ünlü, İran asıllı İtalyan Contemporary müzik bestecisi- piyanist Kiann ile müziğe bakışını, besteciliğini, projelerini ve ülkemiz hakkındaki izlenimlerini konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İyi okumalar

Müzik kariyerinize nasıl başladınız?

Müziğe klasik müzik teorisiyle başladım ve kendi müziğimi yazmaya başlamak ve müzikal anlamda daha çekici şeyleri öğrenmek için hep araştırdım ve beklemedim. Müzik kariyerim, yaptığım müziğin sadece benim için değil, çevremde onu dinleyen herkes için de ilginç olduğunu fark ettiğimde ortaya çıktı. Aslında ben müzik alanında bir kariyer yapmayı ve müziğimi herkese ulaştırmayı asla amaçlamamıştım. Ben müziği sadece kendim için yapıyordum. Ama taa en başından beri bir şekilde müziğimi duyan herkesin onu kucaklamasıyla kendiliğinden oluşan müzik kariyerim beni bu noktaya getirdi.

Peki Kiann kimdir, nasıl bir çocukluk yaşadı?

Kiann sadece her zaman yeni tınılar, müzikler arayan biri. Yaşam deneyimlerinden, ruhunun içinden gelen parçaları yazmaya çalışır. Bir besteci ve piyanisttir, meraklı bir ruhtur. İçinde gün be gün klasik metotların dışında bizzat yaparak ve deneyerek öğrenen bir çocuk var.

Çocukluğumsa benim için, yalnızlık ile bir sığınak gibi hissettiren piyano çalma tutkusunun birleşimi olmuştur. Kendi sihirinizle yaratabileceğiniz korunaklı bir gerçeklik diyeyim.

Besteci ve piyanistsiniz, yaptığınız müzikten bahseder misiniz?

Müziğim, kategorize etmeyi zorlaştıran çok yönlü ve farklı türlerin kombinasyonudur. Bazen çağdaş veya çağdaş klasik oluyor bu. Ancak daha çok modern olma eğiliminde. Bazen de klasik müzik enstrümanlarını modern ve elektronik müzik unsurlarıyla birleştirdiğim bir Crossover oluyor.

Beste yapmak nasıl bir duygu?

Müzik bestelemek için kendi formülünüzü bulmak, kendi yaptığınız arabayı kullanmak gibi. Bu en güvenli seçenek değildir ama en eğlencelisidir ve müzikseverlere kendi müziğinizle ulaşmak sizi gururlandırır.

Bestelerinizi nasıl yapıyorsunuz?

İlk olarak en güzel ruh haliyle piyano için, solo bir müzik parçası yazmak için piyanonun başına otururum. Sonrasındaki süreç içimden geldiği gibi kendi doğal akışında gelişir ve bestenin nasıl geliştiği, ne tür olacağı benim için bile neredeyse bir muamma.

Klasik müzisyenlere göre, çağdaş müzisyen olmanın zorlukları var mı? Besteci olmanın artıları neler?

Klasik müzisyen derken klasik icracıları ve yorumcularını kastediyorsanız . Sorunuza ‘Evet’ demeliyim. Çünkü bir icracı olarak bir müziği yorumlamak için belli kalıplarla sınırlandırılırsınız.

Olaya bu açıdan baktığınızda uçsuz bucaksız özgürlüğe sahip olduğunuz bu mecrada besteci olmak her zaman bir ayrıcalıktır. Yeni bir şey yaratırsınız, hiç var olmayan bir şey. Bu besteciyi ve besteci olmayı eşsiz kılıyor. Eşsiz biri oluyorsunuz. Bu da sizi genelden farklılaştıran büyük bir artı. Toplumda böyle bir sanatçı olarak tanınmanın çok emek ve zaman gerektirdiğini de söylemeliyim. Yeni müzikler yapıyorsanız, özellikle kendi ses ve aranjmanınızı yapıyorsanız, uzun bir süre reddedilmeye hazır olmalısınız. Devam etmeye hazırsanız, insanlar size inanmaya başlar. İyi şeyler yapmak için zamana ve sabıra ihtiyaç vardır. Bunu kendin için ve içinde yanan tutku için yaparsan, tüm sonuçlarına katlanırsın.

Sanırım bu Türkiye'ye ilk gelişinizdi. Ülkemiz hakkında ne düşünüyorsunuz? Gezmek, görmek için zamanınız oldu mu?

Evet, Türkiye'ye ilk turumdu. Ülkenizin güzelliğine, insanların yüzünde taşıdığı gülümsemeye, doğasına, mimarisine ve ülkenizdeki yemek kültürüne çok aşık oldum. Bazı yerleri görmek, buradaki insanlarla tanışmak ve arkadaş olmak için biraz zamanım olduğu için de şanslıydım.

Bence gezegenin en harika bir parçasına sahipsiniz ve onunla ilgilenerek ve onu dünyaya sunarak harika bir iş çıkarıyorsunuz. Ayrıca zengin Türk kültürünüzün diğer kültürlere açık olduğunu görmekle beraber, uluslararası müzisyen ve sanatçıları Türkiye'ye davet ederek kültür alışverişi açısından çok iyi bir iş çıkardığınızı görmek de çok güzel.

Temsilciliğinizi yapan “Kam Management” ile çok yakın bir gelecekte yeni projelerinizin olduğunu biliyorum. Bize bu projelerinizden bahseder misiniz?

Sanatımın ve müziğimin tüm yönlerinin karşılandığından emin olmam için benimle çok sıkı ve çok yakından çalışan ve bugüne kadar benzerini görmediğim mükemmel bir yönetim ajansına ve de menajere sahip olduğumu düşünüyorum. Bu sebeple benim dünya geneli bütün temsilciliğimi onlara emanet ettim. Görünüşe göre de beni çok uzun bir süre Türkiye’de görecek ve duyacaksınız!

KAM MANAGEMENT’ın bana sunduğu olanaklar sayesinde çok ilginç insanlarla tanıştım ve şimdiden gerçeğe dönüştürmek için bir düzine yeni ve ilginç proje üzerinde çalışıyoruz.

Sadece Türkiye’de değil farklı Kuzey Afrika ülkelerinde bir çok konserim olacak. Özellikle yakın gelecekte Kahire’de gerçekleşecek 3 konserim için sabırsızlanıyorum. Piramitlerin gölgesinde müziğimi icra etme düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor.

Son olarak dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz?

Projeler 2022'nin başlarında hayata geçmeye başlayacak ve çok yenilikçi olacaklarından emin olabilirsiniz. Yeni müziklerle geliyoruz. Onları kaçırmadığınızdan emin olun.

(SERKAN SELİNGİL) 







 
Son Eklenen Haberler