12 Aralık 2017, Salı

3-6 YAŞ ÇOCUĞU; EBEVEYNLERİN İLETİŞİM KURMASI

11 Mayıs 2017, Perşembe

     


Tuncay TÜRKMEN

Ebeveynlere sağlıklı, doğru bir iletişim kurmayı ne kadar istersin diye sorulsa, sanırım hep bir ağızdan “çoook isteriz” cümlesi çıkacaktır. Peki, bunun için ilk yapılması gereken nedir? Tabi ki, eşimizle iletişimimizi öncelikle gözden geçirmek gerekir. Aranızda oluşan sorunları nasıl çözüyorsunuz, hayata aynı pencereden bakıyor musunuz? Bakmasanız da, birbirinizi ANLIYOR MUSUNUZ? Aranızdaki ilişkinin temelinde sevgi ve saygı var mı? Daha birçok bunlar ve benzerleri sorulara evet veya hayır diye cevap versek de, öyle ya da böyle çocuğumuza davranışlarımızla örnek oluyoruz. “Çocuklar görür ve yapar” prensibi her zaman geçerlidir. Ebeveynler arasındaki mutlu ve doyumlu iletişimi hisseder, kendilerini güvenli ve başarılı bulurlar.

İkinci adım onların gelişim dönemleri ile ilgili bilgi edinmemizdir. Bu bilgiler çocuğumuzu daha iyi anlamamıza ve olumsuz yargılardan uzaklaşmamıza yardımcı olur. O halde, 3- 6 yaş çocuğunun gelişimsel özelliklerini incelersek, merak ve araştırma döneminde olduğunu görürüz. Çocuklar, duygularını sözel olarak ifade edebilir, çok çok soru sorarlar. Sorularına sabırla, yalın bir dille, doğru açıklamalarla yanıtlamalıyız, bu çok önemlidir. Kendini tanıma çabasındadır, çocuk. Çevresinde gördüğü birçok eylemi kendisi de yapmak ister. Örneğin; Bulaşık yıkamak, Çamaşır asmak, odun kesmek, v.b. kendisine ve çevresine zarar gelmeyecek şekilde yapabileceklerine izin vermeli ve onu yüreklendirmeliyiz.

3-6 yaş, çocuğun kişilik gelişiminin oluştuğu önemli bir zamandır. Bizim ona karşı geliştirdiğimiz tutum ve tavırlarla, kendisi ile ilgili yargılarda bulunur. Onunla ilgili yaklaşımlarımız, eğitim anlayışımız ve anne- baba tutumlarımız kendisi ile ilgili olumlu ya da olumsuz yargılarda bulunmasına neden olur. “Hayır” oraya gitme, buraya gel”, “Yemeğini çabuk ye” gibi cümlelerle; yönlendirme yapmış ve emir vermiş oluruz. Çocuğa anne-babanın duygu ve düşünceleriyle davranması gerektiği mesajını verir, çocuk “Sen bilemezsin senin için en iyi olanı ben bilirim benim kararlarım doğrudur.” Mesajını alır. Çocuk söylenenin tersini yapabilir veya isyan edebilir. Bu konuda esneklikler mutlaka olmalıdır.

"Sen iyi çocuk ol böyle yap" demekle; Ahlak Dersi vermiş oluruz. Bu durum, çocuğa otoritenin gücünü gösterir, senin bilgi düzeyin yeterli değil, mesajını verir. Çocuğun davranışını daha şiddetle savunmasına yol açabilir. "Oyuncaklarını dağıtırsan sana oyuncak almam.” ,”Bir daha sokağa çıkmayacaksın.” Gibi cümlelerle; Göz Dağı Vermiş oluruz. Böylece çocuk sindirilir, gücenme ve kızgınlık duyguları yaşayabilir. Yeni bir etkinlik yapmayı öğretirken; Öğretmek, Nutuk Çekmek ve Mantıklı Düşünceler Önermek sorun yaratmayabilir. Ancak, bir sorun olduğunda bu mesajlar sürekli verilirse, çocukta yetersizlik duygusu, küsme ve söylenenlere cevap vermeme gibi sonuçlar doğurabilir. "Aptal- Şaşkın", "Sulu göz", "Kötü çocuklar gibisin” vb. olumsuz değerlendirmeler içeren bu ifadelerle; Çocuğumuzu Yargılamış, Eleştirmiş ve Ad takmış oluruz. Bu durum, çocuğun kendisini değersiz hissetmesine neden olur, benlik saygısını olumsuz etkiler, çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılayabilir.

Çocuğumuzla etkili iletişim kurmanın en iyi yolu öncelikle onu DİNLEMEK’tir. Anlamak için dinlemek gerekir. İyi şeyler söyleyebilmek için de iyi dinlemiş olmamız gerekir. Çoğu zaman büyükler çocukların ilk cümlelerinden ne diyeceklerini tahmin ederler. Bu durum onların kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine engel olacaktır. Her zaman tahmin ettiğimiz şeyi söylemeyebilirler. Sık soru sormadan ve yorum yapmadan dinlemek, kıymetli bir başlangıçtır.

Önemli olan çocuğa ulaşmak, duygu ve düşüncelerini ifade etmesini teşvik etmek, konuşması, anlatması için ona fırsatlar tanımak, anlaşıldığını ona hissettirmektir.

 

 



Yazarın Tüm Yazıları
HOŞGELDİN YKS 20 Ekim 2017, Cuma
BİR HAFTA BİTTİ BİLE… 28 Eylül 2017, Perşembe
2017 TEOG NAKİL SÜRECİ 15 Ağustos 2017, Salı
BİZ ESKİDEN BÖYLE MİYDİK? 6 Temmuz 2017, Perşembe
DEĞİŞİM SİZİN İÇİN Mİ, KARŞI İÇİN Mİ? 1 Haziran 2017, Perşembe
ÇOCUĞUNUZ TV’DE NELERE ŞAHİT OLUYOR? 18 Mayıs 2017, Perşembe
3-6 YAŞ ÇOCUĞU; EBEVEYNLERİN İLETİŞİM KURMASI 11 Mayıs 2017, Perşembe
MUTLULUK 4 Mayıs 2017, Perşembe
EVLİLİK VE GERÇEKÇİ OLMAYAN BEKLENTİLER 13 Nisan 2017, Perşembe
DERS ÇALIŞMA VE MOTİVASYON 7 Nisan 2017, Cuma
HANGİ GRUPTASINIZ? 27 Mart 2017, Pazartesi
SINAV KAYGISI 9 Mart 2017, Perşembe
DİSLEKSİ NEDİR? 4 Mart 2017, Cumartesi
YAŞA GÖRE OYUNCAK 18 Şubat 2017, Cumartesi
ÇOCUKLAR VE ANNE – BABA TUTUMLARI 11 Şubat 2017, Cumartesi
2017 ÜNİVERSİTE SINAVI DEĞİŞİKLİKLERİ 13 Ocak 2017, Cuma
STRES VE AİLE 6 Ocak 2017, Cuma
YENİ BİR YIL, YENİ UMUTLAR 30 Aralık 2016, Cuma
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK 22 Aralık 2016, Perşembe
ÇOCUK VE DİSİPLİN 9 Aralık 2016, Cuma
PSİKOLOJİK SORUNLARDA İLAÇ KULLANIMI 1 Aralık 2016, Perşembe
BOŞANMA VE ÇOCUK 17 Kasım 2016, Perşembe
"HAYIR" DEMEK İSTİYORUM 11 Kasım 2016, Cuma
İNATÇILIK 3 Kasım 2016, Perşembe
OYUN TERAPİSİ 20 Ekim 2016, Perşembe
KARDEŞ KISKANÇLIĞI 6 Ekim 2016, Perşembe
KADINLARDA DEPRESYON 29 Eylül 2016, Perşembe
EĞİTİMDE BAŞARI 22 Eylül 2016, Perşembe
OKUL OLGUNLUĞU NEDİR? 2 Eylül 2016, Cuma
BEBEK UYKU EĞİTİMİ 22 Ağustos 2016, Pazartesi
BAKIŞ AÇIMIZ 11 Ağustos 2016, Perşembe
ÜNİVERSİTE TERCİHİ – 1 28 Temmuz 2016, Perşembe
ÜNİVERSİTE TERCİHİ 23 Temmuz 2016, Cumartesi
ÜNİVERSİTE TERCİH YÖNTEMİ 15 Temmuz 2016, Cuma
TEOG TERCİHİ 8 Temmuz 2016, Cuma
RAMAZAN BAYRAMI 30 Haziran 2016, Perşembe
KARNE VE TATİL 23 Haziran 2016, Perşembe
ÇOCUĞUN GELİŞİM DÜZEYİNİ TESPİT ETME 16 Haziran 2016, Perşembe
GELİŞİM 9 Haziran 2016, Perşembe
TUVALET EĞİTİMİ SEZONU BAŞLASIN 2 Haziran 2016, Perşembe
SAYGI 27 Mayıs 2016, Cuma
BABA SEVGİSİ 19 Mayıs 2016, Perşembe
ANNE, PARKA GİDELİM 5 Mayıs 2016, Perşembe
ERGENİM, MERKEZ BENİM 29 Nisan 2016, Cuma
ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE BİLGİSAYAR VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI 21 Nisan 2016, Perşembe