21 Ekim 2017, Cumartesi

BOŞANMA VE ÇOCUK

17 Kasım 2016, Perşembe

     


Tuncay TÜRKMEN

Günümüzde evliliklerin sonlanmasında artış mı var, bana mı öyle geliyor? Bilemiyorum ama kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasıyla bunun arttığını düşünüyorum. Ancak başka sebeplerin de bunda payı var mutlaka. Bir gerçek var ki, parçalanmış ailelerin ne yazık ki her geçen gün artış göstermesi ve çocukların bu durum ile baş etme zorunluluğu içinde olmalarıdır.

Tabii ki kimse evlenirken, olmaz ise boşanırım düşüncesiyle hayatlarını birleştirmiyor. Ama eğer iki yetişkin insan, birbiriyle anlaşamıyorsa, evlilik bir kâbusa dönüşüyorsa ve tüm aile bireylerinin ruh sağlıkları bozuluyorsa nasıl evlilik kararı alınıyorsa, boşanma kararı da alınabilir. Yeter ki bu olay dramatik bir hal almasın. Ebeveynler hem kendilerine hem de çevrelerindeki insanlara zarar vermeden bunu gerçekleştirebilsinler. Tabii bunun için bir uzmandan da yardım alınabilir. Genel de en son çare olarak uzmana başvuruluyor ama bir şeylerin ters gittiği anlaşıldığında bu yapılsa belki de evlilik kurtulabilir.

Boşanma her şeyin sonu demek değildir. Zorla bir şeyleri sürdürmeye, iteleyerek devam ettirmeye ya da çocukları bahane etmeye gerek yok. Tabii ki hemen boşanılsın demiyorum ama bütün çabalara, gayretlere rağmen devam etmiyorsa sonlandırmak en iyisi olabilir. Karar tabi ki eşlere ait.

Boşanma bir evliliğin sona ermesinin hukuksal tanımıdır. Psikolojik açıdan ele alındığında ise aile bütünlüğünün bozulması ve bütün aile bireylerinin olumsuz etkilendiği karmaşık bir olgudur.

Sevgi, saygı ve güvenin olmadığı bir ortamda çocuğun büyümesi daha çok problem yaratır. Karı koca arasındaki çatışmaların çocuğa aktarılması onda kaygı ve gerilim yaratır.

Eşler boşanma kararı aldıktan sonra bu durumu birlikte çocukları ile paylaşmalıdırlar. Zor olsa bile çocukların önünde sakin görünmeye ve kontrolü kaybetmemeye çalışmalıdırlar. Eğer eşler kendilerinden emin görünür ve tutarlı konuşurlarsa, çocuklar üzülseler bile bu durumu daha kolay kabul edeceklerdir. Şunu unutmamak gerekir ki; eşler birbirinden boşanabilir, ancak çocuklarından boşanamazlar ve tüm zorluklara rağmen çocukları ile ilişkilerini, sağlıklı bir şekilde, anne/baba kimlikleri ile devam ettirmek zorundalardır.

Onlarla konuşurken eşinizle aranızdaki sorunlardan ve ayrılma kararınızdan onların sorumlu olmadıklarını belirtin. Sorulara açık ve net cevaplar vermeye ve kesinlikle birbirinizi suçlamamaya çalışın. Ayrıca istendiği zaman evden ayrılan ebeveyni görebileceği de mutlaka belirtilmelidir.

Çocukların ayrılma ve boşanmaya gösterdikleri tepki büyük ölçüde eşlerin birbirlerine karşı göstermiş oldukları tepkilere bağlıdır.

Ailenizin kendine özgü koşulları içerisinde ayrı yaşama ve boşanmanın ne anlama geldiğini çocuklarınızın anlamalarını sağlamak, çocuklarınıza yaşlarına uygun biçimde boşanmanın onları nasıl etkileyeceğini somut ifadelerle açıklamak, çocuklarınızı her zaman sevileceklerine ve en iyi şekilde bakılacaklarına inandırmak ve bu yönde davranmak, eski eşinizle ilişkiyi mümkün olduğu kadar sorunsuz sürdürmek, bu mümkün değil ise sorunları çocuklara yansıtmamak, çocuklarla ilgili konularda eski eşinizle işbirliği yapmak, çocuklara onların sizin için önemli ve değerli varlıklar olduğunu hissetmelerini sağlamak, hayatlarındaki başka insanlardan ve uzmanlardan yardım ve rehberlik istemeleri için çocuklarınıza destek olmak gibi çocukların bu durumdan en az olumsuz etki ile çıkması için dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır.

 

Tuncay TÜRKMEN / PSİKOLOJİK DANIŞMAN



Yazarın Tüm Yazıları
HOŞGELDİN YKS 20 Ekim 2017, Cuma
BİR HAFTA BİTTİ BİLE… 28 Eylül 2017, Perşembe
2017 TEOG NAKİL SÜRECİ 15 Ağustos 2017, Salı
BİZ ESKİDEN BÖYLE MİYDİK? 6 Temmuz 2017, Perşembe
DEĞİŞİM SİZİN İÇİN Mİ, KARŞI İÇİN Mİ? 1 Haziran 2017, Perşembe
ÇOCUĞUNUZ TV’DE NELERE ŞAHİT OLUYOR? 18 Mayıs 2017, Perşembe
3-6 YAŞ ÇOCUĞU; EBEVEYNLERİN İLETİŞİM KURMASI 11 Mayıs 2017, Perşembe
MUTLULUK 4 Mayıs 2017, Perşembe
EVLİLİK VE GERÇEKÇİ OLMAYAN BEKLENTİLER 13 Nisan 2017, Perşembe
DERS ÇALIŞMA VE MOTİVASYON 7 Nisan 2017, Cuma
HANGİ GRUPTASINIZ? 27 Mart 2017, Pazartesi
SINAV KAYGISI 9 Mart 2017, Perşembe
DİSLEKSİ NEDİR? 4 Mart 2017, Cumartesi
YAŞA GÖRE OYUNCAK 18 Şubat 2017, Cumartesi
ÇOCUKLAR VE ANNE – BABA TUTUMLARI 11 Şubat 2017, Cumartesi
2017 ÜNİVERSİTE SINAVI DEĞİŞİKLİKLERİ 13 Ocak 2017, Cuma
STRES VE AİLE 6 Ocak 2017, Cuma
YENİ BİR YIL, YENİ UMUTLAR 30 Aralık 2016, Cuma
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK 22 Aralık 2016, Perşembe
ÇOCUK VE DİSİPLİN 9 Aralık 2016, Cuma
PSİKOLOJİK SORUNLARDA İLAÇ KULLANIMI 1 Aralık 2016, Perşembe
BOŞANMA VE ÇOCUK 17 Kasım 2016, Perşembe
"HAYIR" DEMEK İSTİYORUM 11 Kasım 2016, Cuma
İNATÇILIK 3 Kasım 2016, Perşembe
OYUN TERAPİSİ 20 Ekim 2016, Perşembe
KARDEŞ KISKANÇLIĞI 6 Ekim 2016, Perşembe
KADINLARDA DEPRESYON 29 Eylül 2016, Perşembe
EĞİTİMDE BAŞARI 22 Eylül 2016, Perşembe
OKUL OLGUNLUĞU NEDİR? 2 Eylül 2016, Cuma
BEBEK UYKU EĞİTİMİ 22 Ağustos 2016, Pazartesi
BAKIŞ AÇIMIZ 11 Ağustos 2016, Perşembe
ÜNİVERSİTE TERCİHİ – 1 28 Temmuz 2016, Perşembe
ÜNİVERSİTE TERCİHİ 23 Temmuz 2016, Cumartesi
ÜNİVERSİTE TERCİH YÖNTEMİ 15 Temmuz 2016, Cuma
TEOG TERCİHİ 8 Temmuz 2016, Cuma
RAMAZAN BAYRAMI 30 Haziran 2016, Perşembe
KARNE VE TATİL 23 Haziran 2016, Perşembe
ÇOCUĞUN GELİŞİM DÜZEYİNİ TESPİT ETME 16 Haziran 2016, Perşembe
GELİŞİM 9 Haziran 2016, Perşembe
TUVALET EĞİTİMİ SEZONU BAŞLASIN 2 Haziran 2016, Perşembe
SAYGI 27 Mayıs 2016, Cuma
BABA SEVGİSİ 19 Mayıs 2016, Perşembe
ANNE, PARKA GİDELİM 5 Mayıs 2016, Perşembe
ERGENİM, MERKEZ BENİM 29 Nisan 2016, Cuma
ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE BİLGİSAYAR VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI 21 Nisan 2016, Perşembe