16 Şubat 2019, Cumartesi

KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI

1 Şubat 2019, Cuma

     


Cevat YILDIRIM

            Şemsiyemi açıp, adımlarımı dikkatle atarak kasabanın merkezine doğru yürüdüm. Tarihi taş evler susmuş, benim suların göbeğine basmadan yürüyüşüme hayretle bakıyorlardı. Bir miktar yağmur indirse yollarda bir sürü gölcükler oluşuyor. Saygısız taksi şoförleri su birikintisine hızla daldığında yana sıçrayamazsan başına ördek olmak  gelir. Bizim gibi yetmişini aşanlar ıslak elbiseyle hasta olması kesinlik kazanır. 

            Neyse belediye dairesine yakın bir kahvehaneye girdim. Gazetemi önüme serip bazı bölümleri okumaya gayret ettim. Yarım saate yakın etüt ettikten sonra dışarıyı gözlemeye başladım. Önce belediye binasındaki ay yıldızlı al Türk bayrağı dikkatimi çekti. Binada birçok pencere vardı. Bu pencerelerden birisinin arkasında halkın seçtiği “Belediye Başkanı” olmalı. Belediyeye bir zamanlar “uray” deniyordu. Fakat bu kelime tutmadı. Yıllar önce okumuştum başkent İstanbul’da ve İzmir’de 1868 yılında belediye teşkilatı oluşturulmuş. Osmanlı Devletinde Tanzimat Dönemine kadar idari ve beledi hizmetler görevi şehrin kadısına aitti. Belediye örgütünden önce 1855 yılında İstanbul’da “Şehremaneti” kuruldu. Şehrin emanet edilmesi önemli bir görevdir. Şehir herkese emanet edilemez. Yıllar önce büyük şehre göç eden bir şahsa niçin göç ettiğini sorduğumda huzur bulmaya gidiyorum dedi. Öyleyse halkın seçtiği belediye başkanı o kasaba ve kentin ahalisine huzur vermeli. Tabii ilk görevlerden başta geleni temizlik, ancak bu yeter mi?

            Çok gezen emekli bir arkadaşa yeni bir kente gittiğinde en dikkatini çeken nelerdir diye sorduğumda şöyle cevap verdi. “Şehrin meydanına bakarım önce. Sonra parkı var mı diye dikkat ederim. Hemen arkeoloji müzesi, kütüphane, kent müzesi, tarihi yerleri ve şehrin trafiği nasıldır diye gözlerim. Daha sonra restoranları incelerim ve hediyelik eşya satan dükkân olup olmadığını sorarım. Eğer bir kentin halkı huzurluysa yürüyüşlerinden belli olur” demişti. “Tabii eğer orada oturacaksam iş yerlerine, eğlence mekânlarına, öğrencilerin okul yerlerine, pazar yerlerine, satılan işlenmiş malların kalite ve fiyatlarına bakmam gerekir” Onun anlattıkları aklımdan bir film şeridi gibi geçti. Acaba kaç kişi bu şekilde ayrıntıya önem vererek bakabilir diyerek düşüncelere daldım gitti.

            İki yıl önce İtalya’nın bazı kentlerini gezmiştim. Kentlerin meydanları, müze ve tarihi yerleri anlatılmayacak kadar güzel. Acaba o kentleri yönetenlerin elinde sihirli değnekler mi var? Sorumluluk bilinçleri mi yüksek, şaşmamak elde değil.

            Yaklaşık iki ay sonra belediye başkanlarını, belediye meclisi üyelerini ve mahalle muhtarlarını seçeceğiz. Acaba hangi adaya oy vereceğim. Gözüne, kaşına mı, partisine mi, çevresine mi bakmalıyım? Seçime giren her aday hem 1580 sayılı kanunu, hem de 5393 sayılı belediyeler kanununu okumuşsa bir daha okumalı. Yapacağı işleri maddeler halinde anlatmalı, yasada yazan temizlik onun gerçek görevi, gençleri spora yönlendirmek, bütçeyi uygulamak gibi asıl görevlerini bize anlatmamalı. Yeni projesi var mı? Vatandaşın evine yağmur suyu dolmaması için nasıl bir alt yapı getireceğini takvime bağlayıp vatandaşlara anlatmalı. Her attığı adımda şeffaf olmalı. Mimari, çevrecilik, ziraat, iş yerlerine rahatlıkla ulaşmak ve kültür alanında kente getireceği hizmetler, seçmene anlatılmalı ve inandırmalı. Böylece vatandaş nereye niçin oy vereceğini bilinçli olarak anlamalıdır. 

            Kasabayı kente çevirecek yürekli başkan adaylarına Allahtan kolaylıklar dilerim. Hemşerilerim de oylarının kıymetini bilmeli. Mührü ayırım yapmadan hizmet yapacağına inandığı başkan adayının birleşik oy pusulasındaki adının altına basmalı.  Seçme görevine katılıp oy verecek halkımıza da sağlıklı sabırlı ve huzurlu günler dilerim.

 



Yazarın Tüm Yazıları
KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI 1 Şubat 2019, Cuma
TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR 22 Ocak 2019, Salı
YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI? 13 Aralık 2018, Perşembe
TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI 26 Kasım 2018, Pazartesi
TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI 1 Kasım 2018, Perşembe
CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI 31 Ekim 2018, Çarşamba
DENİZ, DENİZ AKDENİZ 13 Eylül 2018, Perşembe
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma