22 Haziran 2018, Cuma

KADIN VE ÇOCUK

7 Mart 2018, Çarşamba

     


Cevat YILDIRIM

                Kadınlar şiddet görürken- Çocuklar istismar edilirken;         

                Hey insan, seni dünyaya getiren bir anadır. Ona kadın derler. O söylemez ne olduğunu, çünkü o bir kadın anadır. O yıldızdır, mücevherdir, çiçektir. “Ayağının altında cennet olan bir varlıktır.” Yine de adsız yaratılmıştır. Erkeği ve kadını dünyaya getiren, besleyip büyüten, yavrusunu, okula, vatan savunması için cepheye gönderen,  sevgiyle büyüttüğü canlıyı hayata hazırlayan aziz bir varlıktır. O sevgilidir, eştir, yardır, dosttur, uygarlığı getiren yüce bir insandır.

                Sadece 2018 yılı Şubat ayında kırk yedi kadın boğazlandı. Gazetelere göre geçen yıl dört yüzden fazla kadının hayatına son verildi. Kimin kılı kıpırdadı? Biz Türklere Avrupalılar kıllı derler. Kıllı ve kara karakaşlıyız, kahramanız. Aslında hiçbir şey değiliz, o kadar kadının insan olduğunu unutmuşuz. Gazetelerde rakamları okuyup geçtik. Bir de çocuk yaşta evlendirilip, gelin yapılan kızlar yok mu? Gelenekmiş. Hangi kitapta yazıyormuş bu tür gelenekler? Ya çocuk istismarlarına ne demeli? Daha birkaç gün önce TV. Haberlerinde engelli bir kız çocuğuna Diyarbakır’da 22 kişinin cinsel istismarda bulunduğunu, bunların içinde kamu görevlileri de olduğunu, açıkça anlatılıyordu. Üstelik bu kişiler ceza almadan serbest bırakılmış. Hukukçulara, erkek egemen topluma aferin mi diyelim? Ey adı insan olan canlı, aklın başında ise bu tür davranışları onaylama. Kadına destekçi ol.

           Kadınlar için “saçı uzun, aklı kısa demişler.” Erkeklerden hiç farkı yok desem, belki inanmayacaksınız. Zira üniversite sınavlarında kızların daha başarılı olduğu bir gerçektir. Sadece bünyeleri narindir. Peki, ne yapmalı! Kız çocukları mutlaka istediği kadar okutulmalı.

                Kadınların toplumun bir üyesi olduğunu halkımıza anlatmak için iletişim araçlarında bilgili psikolog ve sosyologlara konferans verdirmeli. Bazı düşüncesiz ve bilgisiz kişilerin küçük yaşta kız çocukların evlenmelerini öneren fikirlerinin medyada söylemlerine izin verilmemeli. Avrupalı papazlar nasıl toplum bilimi öğrenip, tapınaklarda cemaatlerini aydınlatıyorsa, bizim de din adamlarımızın da hukuk, psikoloji felsefe gibi bilimleri öğrenip camilerde halkı daha iyi uyarmaları sağlanmalı. Ailede çocuklar yetiştirilirken cinsiyet ayırımı yapılarak farklı davranışlarda bulunmamaları için yol gösterilmeli. Okullarda ehil eğitimciler tarafından aile bilgisi dersi verilmeli.  Çocukluğumda Türk kadınının Türk Kurtuluş Savaşında hangi şartlarda cephane taşıdığını filmlerde izlemiştim. Bazıları erkeklerle birlikte silah kuşanıp, düşmana ateş ettiğini de hatırlıyorum. İyi bir aile nasıl olmalıdır şeklinde usta senaristler tarafından senaryolar yazılıp film olarak halka gösterilmelidir. Başarılı iş kadınlarının yaşamlarını konu alan belgesellere yer verilmelidir.  Dilerim ki; üzerinde çalışılan istismar yasası da en kısa sürede TBM Meclisinde kabul edilir, ilgililerce özenle takip edilir.

                               Her sekiz Mart tarihinde “Dünya Emekçi Kadınlar Gününde” kadınlar alkışlanır, övülür. İki gün sonra dövülür. “Hayat ne yas günü, ne bayram günüdür.” Gerektiğinde elbet eğlenmeli, dans etmeli, Güzel işler başarmalı. Sekiz Mart ve o güne yakın günler bilgili kişilere konuşmalar yaptırılıp dinlemelidir. Toplumsal hayatta kadını küçümseyen birçok atasözü var. Bunlar ayıklanıp, yazılı yayınlardan kaldırılmalıdır. Günümüzden altmış yıl önce duyduğum “kızı kendi başına bırakırsan ya şuraya, ya buraya varır” gibi sözlerin şimdi değeri var mı acaba?        

                Atatürk’ün kadınlar hakkında birçok sözü var.  Onun; beğendiğim sözlerinden biriyle kadınlar dünyasını selamlıyorum. “ Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”                                                 08/Mart/2018 C. YILDIRIM



Yazarın Tüm Yazıları
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma