19 Eylül 2018, Çarşamba

DENİZ, DENİZ AKDENİZ

13 Eylül 2018, Perşembe

     


Cevat YILDIRIM

 

                Hava serindi.  Oğlakları arkadaşı Yusuf’a bıraktı. Çiftlik'in yolunu tuttu. Anası günlerdir başını iyice daraltmıştı. – Haydi, Ramazan belle şu azmak kıyısındaki bahçeyi!

            Olur, der fakat bir türlü eli ayağı bel küreğine gitmezdi. Dün yine – Oğlum ne zaman belleyeceksin bu toprağı deyince, anasına; -Hemen yarın, dedi. Bahçenin her tarafını aradı, taradı. Kürek bel yoktu. Anasını kırmak istemezdi. Onu çok seviyordu.. Daha önce dayısı ile Aliağa Çiftliği’ne iki kere gitmişti. Serde delikanlılık vardı. Bir koşu Kosta ustaya gider yeni bir bahçe beli alırım diye düşündü. Tahta köprüyü geçti. Hızlıca yürümeye başladı. Güzelhisar altına gelince nefesinin daraldığını hissetti. Kocaçeşme’nin oluğundan akan su ile elini yüzünü yıkadı. Batıya doğru yürüyüşüne devam etti. Aha ne kaldı, şuncacık yer, diye aklından geçirirken arkasından bir ses:

                -Uğur ola hemşerim. – Sana da uğur ola.   Kır bir beygire binmiş kendinden birkaç yaş büyük bir delikanlıydı selam veren. Tanıştılar, gelen Dercitepeli Kerim’di. O niçin yola düştüğünü anlattı. Evdeki büyükler de ondan tuz istemişlerdi. Biri yaya, biri binek hayvanlı iki yeni yetme delikanlı Haraççı bahçe boğazını geçip tepeye birlikte tırmandılar. Uzunhasanlar köyünden Ramazan mavi denizi görünce biraz rahatladı. Atlı arkadaşından geri kalmamak için adımlarını sıklaştırınca vücudu biraz ıslanmıştı. Aşağıya birlikte indiler. Baltacılar’ın konağının yanına varmadan döneceklerdi. O da ne ki? Her taraf asker kaynıyor. Giysilerine baktılar bizimkilerdi. Bir tabur asker Aliağa Çiftliği’ne girmeden mola vermişti. Asker grubunun yanına tam varmadan durakladılar. Kolunda kırmızı şeritler olan bir asker onların yanına gelip sorguladı. Nereden gelip nereye gittiklerini öğrendi. Gençlere:

                -Siz İzmir’in üç gün önce bizim elimize geçtiğini bilmiyorsunuz demek. Yaşınız tutunca siz de asker olacaksınız. Gazi Mustafa Kemal Paşa Karşıyaka’da. Biz sabahtan Yahşelli’den yola çıktık. Dikili’ye doğru gidiyoruz. Orada henüz kaçamamış düşman varmış. İnşallah onları yakalarız. İki gence Aliağa Çiftliği içine giremeyeceklerini uygun dille anlattı. Şimdi bir takım asker evleri teker teker kontrol ediyor. Kaçak asker arıyor. Siz köylerinize dönün bir hafta sonra gelirsiniz. Onlar Türk askerini seyrederken sakalı uzamış bir köylü çıka geldi. Selam verdikten sonra gençlerin yanına sokuldu. Öküzünün düşman tarafından götürüldüğünden şüphe ettiğini söyledi. Onu aramak fikriyle buralara kadar geldiğini söyledi. -Siz sabahtan gelmiş olsaydınız süvarinin düzenli bir biçimde buradan tırısla geçtiğini görürdünüz.  O ne muhteşem asker ki her biri dalyan gibi. Atlarının üzerinde dimdik duruşları insanı gururlandırıyor. Aşağıya inmeden bizim imamla birlikte seyrettik yukarıdan. Hoca efendi Rumi takvime göre; “Bugün Ağustos’un son günü” dedi.[1] Aliağa Çiftliğine inen iki genç ve Samurlulu orta yaşlı adam Türk askerini içleri sevinç dolarak izledi. Vatan kurtulmuştu. Yabancı asker ellerindeki hayvanları ve yiyecekleri zorla alamayacaktı.  Asker yürüyüşe geçti. Dillerinde bir marş vardı.

            “Yaslı gittim şen geldim, aç koynunu ben geldim” diye başlıyordu. Tuzla yoluna yaklaşan askerin sesi ne güzel duyuluyordu. “Deniz deniz Akdeniz/Suları berrak deniz/Karşımda yar ağlıyor/ Gideyim berrak deniz. Gençler köylerine dönmeye karar verdi. Kerim Ramazan’ı atın terkisine bindirdi. Uzunhasanlar köyünün delikanlısı atın üzerinde “Deniz deniz Akdeniz” deyip sesini askerlerin sesine karıştırıyordu. Yüreklerinde sebebini anlayamadıkları bir coşku vardı.

 

 

 

               

 

[1] Miladi takvimle Rumi takvim arasında 13 gün vardı. 1917 yılında Miladi takvimle Rumi takvim gün olarak eşitlenmişti. Fakat imam o gün 13 Eylül olduğunu hesaplayamamıştı.



Yazarın Tüm Yazıları
DENİZ, DENİZ AKDENİZ 13 Eylül 2018, Perşembe
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma