131019098
24 Eylül 2020, Perşembe

ANADOLU’YU VE ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİR ADAM

10 Ağustos 2020, Pazartesi

     


CEVAT YILDIRIM

            Günümüzde onun adını çok az kişi bilir. Oysa o anıtsal bir kişidir. Eserleriyle,  yetiştirdiği öğrencilerle, yurdu için yaptığı hizmetlerle yakın dönem Cumhuriyet tarihinin çok önemli bir devlet adamı ve siyasetçisidir. Kimden bahsedeceğimi elbette bilemezsiniz. Kendi kendini yetiştirmiş önemli bir insandır. Hem Ziraat Vekilliği (Tarım Bakanlığı) hem Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur. 

            Girişte bazı özelliklerini saydığım adam, 10 Ağustos 1898 tarihinde,  Aliağa ilçesinin Helvacı köyünde (Mahallesinde) doğmuş Şevket Raşit HATİPOĞLU’dur. Tarım hayatında hizmetleri sayılamayacak kadar çoktur. Her gün içtiğimiz çayda onun büyük emeği ve payı vardır. Rize insanı onun sayesinde her yıl çay tarımından önemli sayılacak gelir elde etmektedir. Hatipoğlu Türkiye’de çay tarımının kurucularından biri olarak kabul edilir. “Türkiye’de çay iktisadiyatı” adlı eserinde çay hakkında gerekli tüm bilgileri toplamış ve Rizelilere atıfta bulunmuştur. Kendisi gibi ziraatçı olan yüksek ziraat mühendisi Zihni (Derin) Bey’i işbaşına getirmiş ve bu sayede çay tarımının sahada uygulanmasında öncülük etmiştir.

            Şevket Raşit Hatipoğlu İlkokulu Helvacı köy’de, ortaokulu Kırkağaç ve Menemen’de bitirdi. 1916 yılında da Bursa Ziraat Okulu’ndaki eğitimini tamamladı.  1920 yılında kaydını yaptırdığı İstanbul Halkalı Yüksek Ziraat Okulu’ndan 1923 yılında ziraat mühendisi diploması alarak ayrıldı. 

           1923-1925 yılları arasında İzmir Ziraat Okulu’nda öğretmenlik yaptı.  1925-1926 yıllarında Paris’te Ulusal Angronik Enstitüsünde, 1927-1929 yılları döneminde Berlin Yüksek Ziraat Okulunda Genel Ekonomi ve ziraat ekonomisi alanında ihtisas yaptı. 1929-1931 yılları döneminde Leipzig Üniversitesinde felsefe doktoru oldu. 1931 yılı sonunda ülkesine döndü. 1932-1940 yılları arasında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde doçent ve profesör olarak görev yaptı. 

            Hatipoğlu Parlamento’ ya bir ara seçimde Afyonkarahisar milletvekili olarak girdi, VII. VIII. XII. XIII. Dönem Manisa milletvekili olarak mecliste yer aldı. 13, 14 ve 15. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinde Tarım Bakanı olarak, 27. Hükümette de Mili Eğitim Bakanı olarak görev yaptı.

Tarım Bakanlığı sırasında İnekhaneler, Tarımda makineleşme ve modernleşme çalışmaları, Çiftçiyi topraklandırma kanunu hakkında incelemeler ve kanunun maddelerinin yazılması konusunda çalışmalar yaptı. En önemli çalışmalarından biri “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’’ydu. Değişik konuşmalarında “Çiftçiyi Topraklandırmak Türk Köylüsünün Bir Özlemidir” demişti.  O devrede tek partili sistem vardı. Aynı parti içinde bulunan ve daha sonra Demokrat Partiyi kuracak olan Adnan Menderes ve arkadaşlarınca bu kanun konusunda büyük eleştiri yağmuruna tutuldu. İktidarın o devresinde üst tarafta bulunanlar da kendisine siyasi sebeplerle açıkça destek veremedi. Cumhurbaşkanı İnönü nasıl Köy Enstitülerinin kapatılmasına ses çıkarmadıysa, Hatipoğlu da siyasi nedenlerle bazı yöneticilerin desteğini alamadı ve kanun hiçbir zaman gerçek anlamda hayata geçmedi. Ancak yasa tasarı görüşmelerinde tek parti yönetimine karşı yapılan muhalefet ve gruplaşma, çok partili döneme geçişte, büyük rol oynadı.  Belki de II. Dünya Savaşı sonrasının getirdiği ekonomik zorluklar üst taraftaki yöneticilerin yasanın uygulanması konusunda cesaretini kırmıştı.

Yrd. Doç. Dr. Ömer Karakaş’ın makalesine göre Manisa’ya bir hizmeti dokunmamıştı. Zira o herhangi bir yöreyi kollamamıştı. Herkesi ve her bölgeyi seven gerçek bir bilim adamı, akademisyen, önemli devlet adamı ve siyasetçiydi.  Akademik çalışmalarında Türkiye tarımının gelişmesi için yol gösterici oldu. Bu konuda yayınlar yaptı. Önemli özelliklerinden biri Türk Milletine olan düşkünlüğü ve Anadolu sevgisiydi. Tarım Bakanlığı sırasında Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’le işbirliği yaptı.  1945 yılında Toprak işleri Genel Müdürlüğünü kurdu.  4785 sayılı kanunla tüm ormanları devlet işletmesi altına aldırdı. Devlet Üretme Çiftlikleri de onun eseriydi. Türkiye Zirai Donatım Kurumu onun bakanlığı döneminde çalışmaya başladı.  Tarım Bakanlığı Taşra Teşkilatı da yine onun bakanlığı döneminde kuruldu.       

            1961 yılında Kurucu Meclis’te de görev yaptı.

            Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Köy Enstitüleri’nin yeniden açılmasına karşı çıktı. Fakat metot ve uygulamalarından öğretmen okullarında yararlanılmalıdır fikrini savundu. Bakanlığı döneminde ilk ve ortaöğretimde yeni projeler yapılmasını düşünüyordu. Yüksek Öğretimin yaygınlaştırılması konusunu “Eğitim Şuraları”nda dile getirdi. 

            Eserlerinden Bazıları şunlardır: Türkiye’de Zirai Buhran, Ziraat Âleminden Vakıalar ve Düşünceler,  Türkiye Ziraatında Hububatın yeri ve Önemi,  Dış Ticaretimizde Ziraatın Payı,  Ormancılıktan Vakıalar ve Düşünceler, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, Türkiye’de Çay İktisadiyatı,  Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık Okulları. 

            Çocukluğumda dedemi ziyaret ederdi. Dedem Güzelhisarlı Hafız Mustafa Karataş onun öz dayısıydı. Dedemin vefatından birkaç ay sonra nineme başsağlığı dilemek için geldi. O gün ona evde tesadüfen yapılan akıtma ve ayran ikram edildi. Ayrılırken nineme hitaben “Yenge senin yaptığın kaburga dolmalarını unutamıyorum.” dediğini hatırlıyorum. 

Bazılarına göre sağı kolladı, bazılarına göre Cumhuriyet Halk Partili olduğu için solcuydu. Hatipoğlu kimseye özel bir çıkar sağlamadı. Kayırmacı olmayan bir insandı. 1963 yılında Milli Eğitim Bakanı iken Konya’da vilayete oldukça uzak bir köydeydim. Kendisine görev yaptığım yeri değiştirmek istediğimi bildiren bir mektup yazdım. Annemle kardeş çocukları olduğunu hatırlattım. Bana verdiği cevapta “Yurdun her tarafında hizmet etmek kutsal bir görevdir. Başarılar diler gözlerinden öperim” diye yazdı. Gençlik heyecanı ile o tarihte biraz üzülmüştüm. O ailesinin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı ve devlet adamıydı.

            Her iki bakanlığı döneminde yurda büyük hizmetler yaptı. 1975-76 yıllarında Helvacıköy taraflarına yapılan ağaçlandırmaların onun öğrencilerinin girişimi ile meydana getirildiğini işittim. 

            Avrupa’da önemli hizmetleri bulunan kişilerin ya heykelleri dikilir veya bir kuruma adı verilir. Önemli eserleri bulunan Şevket Raşit Hatipoğlu’nun anısına Helvacı Mahallesi girişine o çok sevdiği tarımın simgesi olan buğday başakları arasında bir maskı ne kadar da kadirbilirlik olur. Ya da Aliağa’da yeni yapılacak bir okula adı verilebilir. Konuyu Aliağa’nın atanmış ve seçilmiş yöneticilerinin dikkatine sunuyorum. 

            Günün birinde Aliağa’da bir Tarım Sempozyumu yapılırsa niçin Şevket Raşit Hatipoğlu adına düzenlenmesin?  Sevgiler.

                                                                                                                      Cevat YILDIRIM

                                                                                                                      09 Ağustos 2020

 

 



Yazarın Tüm Yazıları
BİR KIYI KENTÇİĞİNİN KURTULUŞU 12 Eylül 2020, Cumartesi
YİRMİ ALTI AĞUSTOS’TAN OTUZ AĞUSTOS’A 26 Ağustos 2020, Çarşamba
ANADOLU’YU VE ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİR ADAM 10 Ağustos 2020, Pazartesi
DENİZ KELİMESİ TÜRKÇE MİDİR? 1 Temmuz 2020, Çarşamba
19 MAYIS’I ASLA UNUTMA 19 Mayıs 2020, Salı
ANA SEVGİSİ 8 Mayıs 2020, Cuma
SALGIN HASTALIKLAR 6 Nisan 2020, Pazartesi
RADYO 13 Şubat 2020, Perşembe
HER YENİ BİR UMUT OLUR MU? 10 Ocak 2020, Cuma
MİS GİBİ GÜZEL İŞLER 21 Aralık 2019, Cumartesi
ŞU KARŞIKİ DAĞ DUMANLI DAĞ 10 Ekim 2019, Perşembe
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN YAPILDIĞI TOPRAKLARDAN SİZLERE SELAM GETİRDİM 12 Eylül 2019, Perşembe
MERHABA YEŞİL 3 Temmuz 2019, Çarşamba
MÜZELER HAFTASI GEÇİP GİDERKEN 25 Mayıs 2019, Cumartesi
ANAYASALAR VE EĞİTİM 11 Nisan 2019, Perşembe
UFAK TEFEK ŞEYLER 19 Şubat 2019, Salı
KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI 1 Şubat 2019, Cuma
TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR 22 Ocak 2019, Salı
YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI? 13 Aralık 2018, Perşembe
TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI 26 Kasım 2018, Pazartesi
TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI 1 Kasım 2018, Perşembe
CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI 31 Ekim 2018, Çarşamba
DENİZ, DENİZ AKDENİZ 13 Eylül 2018, Perşembe
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma