23 Temmuz 2019, Salı

UFAK TEFEK ŞEYLER

19 Şubat 2019, Salı

     


Cevat YILDIRIM

           Yan masadaki iki kişi konuşuyordu. Dışarıda oldukça rüzgârlı bir hava olduğundan bir kahvehaneye girmek zorunda kaldım. Gazetemi okumaya çalışsam da kişilerin konuşma frekansları bir hayli yüksek olduğu için ister istemez onları duydum. Konuşmalar ilerledikçe önümdeki yazıları okuyormuş gibi yaptım. Nezaketsizce konuşulanları dinledim. İsterseniz işittiklerimden aklımda kalanların bir kısmını size aktarayım.  

           Uzun boylusu diğerine şöyle söylüyordu. “Azizim, İzban durağına iner inmez bir koşuşturmaca başladı. On yedi on sekiz yaşlarında genç kızlar otobüse binerken beni valizleriyle yana iterek, kendilerini ileri atıp önüme geçtiler. Bu normal mi sence?” Diğeri ilgiyle dinlerken “Daha neler demez mi? Yahu o da bir şey mi? Bundan üç ay kadar önceydi. Bankta oturan üç genç bir miktar çiğdem almışlar. Ağızlarında kabukları dişleri ile çıkarıp yere tükürüyorlar. Yanlarından geçerken sizler aslansınız, yaptığınız yakışıyor mu” dedim. Verdikleri cevap: Amca bir zevkimiz var, onu elimizden alma. “Davranışları zevkmiş. Aycan Bey anlıyor musun? Kaldırımlara araba park edenlere ne demeli? Geçenlerde yaşlıca bir hanımefendi yürüyecek yer bulamadığından yola inmişti. Kolundan çekip almasaydım ekenden ahrete gidecekti.” 

           Çaylarını içerken yanlarına bir arkadaşları daha geldi.  Aynı konuya katıldı. “Sizin söyledikleriniz ufak tefek şeyler deyip anlatmayı sürdürdü. “Aksoy durağındaydım. Bir arkadaşımın kızı yanıma geldi. Hal hatır sorarken kara sakallı bir adam dibimizde sürekli yere tükürmeye başladı. Sen ne yapıyorsun be adam diyeceğim. Kız kolumdan çekiştirip beni ileriye doğru sürükledi. Tükürükçü oraya da gelip; - Ne o hanım rahatsız mı oldun demez mi? Şöyle tutsam yere vuracağım, yarısı elimde kalacak. Ya sabır diyerek daha ilerdeki durağa yürüdük.” İki kişiden orta boylusu “Maytap atıp çocukları korkutan mı? Biraz alkol alıp nara atarak, sağa sola sataşanlar mı ararsın? Arabasındaki müzik aparatını açıp yüksek desibelle sokaklara yayın yapanları ve caddelerden motosikletin egzozunu patlatıp geçenleri, pikniğe gidip çöpünü oturdukları yere bırakanları mı konuşmalı? Yaz dönemi köpek besleyip kışın bırakıp gidenleri mi söylemeli bilemem?” “O köpekler sokakları talan ettikleri gibi yoldan geçenlere de saldırmaktadır. Bazı esnaf insafsızca kaldırımları aşırı işgal ederek yayalara mani oluyor. Bütün bunları kontrol etmek, gerekli tedbirleri almak seçilecek belediye başkanı ve meclislerinin görevi değil mi? Zabıtalar bu konuda eğitilmeli, yetersizlik varsa bilgilendirmeli ve alınan kararları uygulama emri verilmeli diye düşünüyorum.” Diyerek konuşmasını sürdürdü. Büyük kentten gelen kişilerin sohbetleri ufak tefek konular fakat enfes güzellikteydi.

    Eve geldiğimde bilgisayarımı açtım. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 33.üncü maddesinden 41. Maddesinin bitimine kadar okudum. Kabahat sayılacak eylemler verilecek para cezaları açıklanmış. Belediye Zabıta Yönetmeliğinde de zabıtanın görevleri ve zabıtanın oluşturma şekli tarif edilmiş. Arif olan anlar diye düşündüm. Elbet birinci amaç uyarı olmalıdır.  Uslanmıyorsa ceza katlamalı olarak uygulanmalı mı diye çevremdekilere soruyorum.

         Alman düşünürü Herder “Kültür; bir ulusun, bir halk ya da topluluğun yaşam tarzıdır “ der. Kendime yeni bir soru yönelttim: Kent nedir? İnsan denen varlık; oturmak, çalışmak, eğlenmek, nasıl yaşayacağını planlamak üretmek, tüketmek gibi faaliyetlerini yürüttüğü mekânlara kent denir. Kentlerde bir insan kalabalığı vardır. İnsan topluluğu uygar bir biçimde yaşamak için işbölümü yapar. Evler, meydanlar, yollar ve köprüler inşa eder. Geçmişten gelen yapılar ve her türlü varlığı korur. Gerektiğinde sessel ve bedensel hareketlerde bulunur.  Kentlerde bulunanlar bir takım kurallara uymak zorundadır. Orada yaşayan topluluğun meydana getirdiği maddi ve manevi eserler o kentin ve kasabanın kültürüdür.  Kentin yaşam biçimine uymak her bireyin görevi ve hakkıdır. İşte kenti huzurla yaşanan bir yer haline getirmek seçilmiş ve atanmış makam ve kurumlar aracılığı ile yürütülür. Kenti yüceltmek, demek insanın yüceltilmesi demektir. Toplumun çağdaşlığa ulaşması ailede başlar, okullarda devam eder. Sokakta, fabrikada, atölyede ve hanede yaşam boyu sürer.

  Arzu edilen kent kültür ve uyumunun geliştirilmesinde seçilmiş kurumlara pek çok görev düşmektedir. Çağdaşlığa ulaşmak yolu her bireyin nefsinin terbiyesinden geçer. Demokrasilerde bireyler de sormalı, sorgulamalı, sabırla ve mantıkla hareket etmelidir. Bugün domates patlıcan konusunu yazacaktım, bizim kasabada sera yok ki.

 



Yazarın Tüm Yazıları
MERHABA YEŞİL 3 Temmuz 2019, Çarşamba
MÜZELER HAFTASI GEÇİP GİDERKEN 25 Mayıs 2019, Cumartesi
ANAYASALAR VE EĞİTİM 11 Nisan 2019, Perşembe
UFAK TEFEK ŞEYLER 19 Şubat 2019, Salı
KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI 1 Şubat 2019, Cuma
TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR 22 Ocak 2019, Salı
YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI? 13 Aralık 2018, Perşembe
TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI 26 Kasım 2018, Pazartesi
TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI 1 Kasım 2018, Perşembe
CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI 31 Ekim 2018, Çarşamba
DENİZ, DENİZ AKDENİZ 13 Eylül 2018, Perşembe
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma