131019098
22 Mayıs 2022, Pazar

MÜZELERDE GÖRÜLEN SANAT ESERLERİNDEKİ KADIN FİGÜRLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

7 Mart 2022, Pazartesi

     


CEVAT YILDIRIM

            Gençleri, dostlarımı ne dünya müzelerine, ne Mısır’a istesem de götüremem Fakat sohbetle yeryüzünde insanın var oluşundan şimdiye dek sanat ve kadın üzerinde sohbet edebilirim.

                İnsanın yeryüzünde bir milyon yıldır var olduğu sanılmaktadır. En eski insan iskeleti Güney Afrika’da bulunmuş olup, bir milyon yıl ile altı yüzbin yılları arasında varlığı saptanmıştır. İnsanlık 15000 ile 8000 yılları arasında toplayıcılık ve avcılık devrini yaşadı. Bu döneme ait hayvan figürleri yanında dans eden, hareket eden kadın figürleri, Avrupa’da mağara duvarlarında görülebilir.

                Fransa’da Garon vadisinde, taş ve kemikten yapılmış kolu bacağı iz olarak gösterilen venüs adı verilen kadın heykelcikleri bulunmuştu. Heykelciklerin en ilginci Avusturya Willendorf’ta meydana çıkarılan kadın heykelciği olup kireç taşından yapılmıştır. 4 cm. kadardır. Baş, kollar, kalçalar, diz vb. kürecikler biçiminde yapılmış.  Kadın toprağa yerleşmeden önce kutsanmıştır. Kadının doğurganlığı, sağlık ve üretim sembolü olarak ele alınmıştır. Kadının “Ana Tanrıça” olarak nitelenmesi toprağa yerleştikten sonradır. En eski Ana Tanrıça heykeli Konya yakınlarında Çatalhöyük’te bulunmuş olup, (İ.Ö 6500) değişik müzelerde benzeri olsa da ilk bulunan heykel günümüzde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesindedir.  Ana Tanrıça kocaman kalçaları, iri göğüsleri ile tahtına oturmuş olarak tasvir edilmiştir. Tahtın yanında iki pars figürü görülür. Eskişehir yakınlarında Gordion’da bulunan tanrıça heykeli başındaki yastık şeklindeki tacı, elindeki nar ile canlandırılmış olup, yanında iki küçük erkek figürü vardır. Frigya kültüründe görülen Tanrıça Kibele inancının izlerini İzmir’in Foça ilçesinde de görmek olasıdır. Şehrin liman girişinde bir tapım merkezi bulundu. İlmiye Çığı’ın anlatımlarına göre Sümerlerin en büyük tanrısı “İnanna”  bir kadındı.  Mısır’da Firavunlar döneminde kadının tanrı soyundan gediğine inanılırdı.   

                Hititlerde kadın devletin yeni kurulduğu sıralarda erkekle eşitti. İmparatorluk devrinde kadın eski önemini yitirdi.  Erkekten sonra değer görmeye başladı.

                M.Ö 1800 lerde kadın çocuklarla ilgilensin. Şifalı otlar toplasın. Hastaları iyileştirsin düşüncesi vardı. Hitit de benzer düşünce hâkimdi.

                Greklerde kadına önem verilmezdi. Düşünür Eflatun ”kadın elden ele orta malı olarak gezmelidir” demişti. Yine de heykeltıraşlar kadın vücudunun güzelliğini fark ettiler, ölçü, estetik değerler üzerinde araştırmalar yaptılar. Kadın güzelliği ilahe olarak canlandırıldı. Bu çağın sanatçıları kadını cazibe merkezi olarak kabul etti. Roma döneminde de kadına değer verilmedi. Erkeklerin savaşçı olması kadını ikinci, üçüncü plana itti. Kız çocuklarını Tanrı heykeli önünde aç, susuz ve çıplak olarak bırakırlardı. Erkekler ise ürünü korumak için savaşırdı.

                Orta çağda kadın cadı imajı ile resmedilmişti. Hıristiyanlık döneminde kadın figüründe güzellik yerine çizgisel canlandırma vardı. Kadına Hıristiyanlıktan gelen bir değer verilse de yine ikinci plandadır.  Kadın Hıristiyanlık konuları  içinde gösterilmiştir.

                Rönesans döneninde kadın ideal anne ve erdemli bir ev kadını olarak düşünüldü. Madonna ve Meryem ilk planda resmedildi. Bazı İtalyan sanatçılar daha serbest fikirleriyle değişik kompozisyonlar yaptılar. Perspektifi Rönesans sanatçıları buldu. Denge, uyum, oran ve zerafet tablolarında dikkat çekmektedir. Giotto’nun “ilkbahar” tablosu öncü oldu. Kadın figürleri tarihi bir yapı önünde gösterilerek,  uzun boylarıyla çiçekler içinde canlandırıldı.

                Barok sanatta (1600-1750) Mükemmellik değil kadın figürlerinde hareket ön plana alındı. Figürlerde varlıkla beraber yaşanan olaya önem verildi.  Rokoko Baroktan sonra Avrupada görülen dekoratif bir sanattır. Kadınlar manzara içinde küçük süslü figürler olarak gösterildi.  Romantizm (1800-1850) yıllarında ortaya konmuş sanat akımıdır. Klasizme tepki olarak doğdu. Bu anlayışta figürlerde duygu ve coşku önem kazandı. En büyük Temsilcisi Fransız Delacroix olup Fransız devriminden sonra gelen coşkuyu yansıtmıştı. Yerde yatan figürler üzerinde genç bir kadın Fransız bayrağını taşımaktadır. Yanındaki erkek figürler coşkuya katılıp ileri yürümektedirler. Goya ise “Nü”ler ve mitolojik konularla dikkat çekmektedir. 

                Ondokuzuncu yüzyıl sanat akımlarından biri de empresyonizmdir. Kadın figürleri, açık havada canlandırıldı. Kırda, baloda, kayıkta kadınlar kalabalık içersinde gösterildi. Burada önemli olan figürlerin güneşten alınan renklere göre ışık altında resmedilmesidir. Temsilcilerinden bazıları Monet (Nehirde banyo), Degas (Balerinler dans ederken) Renoir’dir. (Restoranda kadın erkek birlikte sohbet ederken ) Sürrealizmin temsilcilerinden en çok ismi geçen Salvador Dali’dir. Figürler bir rüya âleminde gösterilmiştir. Max Ernest, Joan Miro diğer temsilcileridir. Ülkemizde sanat çevreleri tarafından beğenilse de halk tarafından pek anlaşılmamıştır. Kübizm, fovizm gibi sanat akımları I. Dünya savaşında ortaya çıktı. Kübizmde kadına çok yönden bakarak tanınmaz halde resmedildi.

                Osmanlı Devleti sanatçıları Tanzimattan sonra minyatür tarzını bırakıp Avrupa sanat akımlarından yararlandı. Fakat toplum yapısının ve inançların etkisiyle figürlü resimden kaçındılar. Peyzaja önem verdiler. Osman Hamdi Bey, kendine güvenen, sanatı evrensel olarak kabul eden kadınları resmetti.  Çallı ve kuşağı kadını güzellği ve zerafetiyle tablolara yansıttı. Yine yurdunu seven, savaşa destek veren kadınları da resmettiler.

                Cumhuriyetle beraber toplum yapısında değişiklikler oldu. Çağdaşlaşan kadın, kitap okuyan, batılı gibi giyinen kadınlar resimlerde yer aldı. Bedri Rahmi türküleri konu alan resimler yaptı. Sevdiği kadına “Nar tanem, nur tanem” dedi.  

             Cumhuriyet  yüzyılı tamamlamak üzeredir..  Enver Behnan Atatürk’ten alarak der ki; “Pek yakın bir gelecekte kadının her anlamıyla erkekle eş olacağı bir dünya doğacaktır.”

                Anayasanın doksanıncı maddesi, Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir diye yazar. Fakat toplumun ataerkil yapısı, inançları, ekonomisi, sosyal vaziyeti sanat çevrelerinde kabul görse de henüz demokratik bir düşünce yapısı Avrupa’dan çok geridedir. Atatürk’ün dediği “Medeniyet kadının eseridir.” Özlü sözü gerçekten kadının elleri, beyni ve büyük cesaretleriyle yerine gelecektir.

               



Yazarın Tüm Yazıları
KADINA SAYGILI OL 7 Mayıs 2022, Cumartesi
KURTARICININ DOĞDUĞU YER ÇANAKKALEDİR 25 Mart 2022, Cuma
MÜZELERDE GÖRÜLEN SANAT ESERLERİNDEKİ KADIN FİGÜRLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 7 Mart 2022, Pazartesi
ATEŞ VE KOR 21 Şubat 2022, Pazartesi
GÜZELHİSAR’IN GÜLLERi, KARANFİLLERİ 4 Şubat 2022, Cuma
GÜZELHİSAR’DA HAMAMLAR 22 Ocak 2022, Cumartesi
TÜRKLERDE HAMAM 20 Ocak 2022, Perşembe
ALTMIŞ YIL ÖNCESİNDE OLAĞAN BİR GÜN 8 Ocak 2022, Cumartesi
BİR KÖY ÖĞRETMENİNİN ANILARI 9 Kasım 2021, Salı
TÜRK DİLİ MİLLETİN KALBİDİR, ZİHNİDİR 27 Eylül 2021, Pazartesi
KURTULUŞA DOĞRU 26 Ağustos 2021, Perşembe
EGE’DE BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ VE SONRASI 25 Ağustos 2021, Çarşamba
GÜZELHİSAR-I MENEMEN 1 Temmuz 2021, Perşembe
İSTANBUL- SAMSUN YOLU İSTİKLAL YOLUDUR 19 Mayıs 2021, Çarşamba
MART AYI DERT AYI 4 Mart 2021, Perşembe
GÜZELHİSAR ÇAYINDA GELENEKSEL BALIKÇILIK 9 Aralık 2020, Çarşamba
BİR KIYI KENTÇİĞİNİN KURTULUŞU 12 Eylül 2020, Cumartesi
YİRMİ ALTI AĞUSTOS’TAN OTUZ AĞUSTOS’A 26 Ağustos 2020, Çarşamba
ANADOLU’YU VE ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİR ADAM 10 Ağustos 2020, Pazartesi
DENİZ KELİMESİ TÜRKÇE MİDİR? 1 Temmuz 2020, Çarşamba
19 MAYIS’I ASLA UNUTMA 19 Mayıs 2020, Salı
ANA SEVGİSİ 8 Mayıs 2020, Cuma
SALGIN HASTALIKLAR 6 Nisan 2020, Pazartesi
RADYO 13 Şubat 2020, Perşembe
HER YENİ BİR UMUT OLUR MU? 10 Ocak 2020, Cuma
MİS GİBİ GÜZEL İŞLER 21 Aralık 2019, Cumartesi
ŞU KARŞIKİ DAĞ DUMANLI DAĞ 10 Ekim 2019, Perşembe
BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZIN YAPILDIĞI TOPRAKLARDAN SİZLERE SELAM GETİRDİM 12 Eylül 2019, Perşembe
MERHABA YEŞİL 3 Temmuz 2019, Çarşamba
MÜZELER HAFTASI GEÇİP GİDERKEN 25 Mayıs 2019, Cumartesi
ANAYASALAR VE EĞİTİM 11 Nisan 2019, Perşembe
UFAK TEFEK ŞEYLER 19 Şubat 2019, Salı
KENTLER HUZUR VEREN OTURMA YERLERİ OLMALI 1 Şubat 2019, Cuma
TAKVİMLERDEN YAPRAKLAR 22 Ocak 2019, Salı
YAREN DAĞI’NIN TEPESİNE ÇIKIP BAĞIRSAM MI? 13 Aralık 2018, Perşembe
TÜRK HARF DEVRİMİ VE MİLLET MEKTEPLERİNİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI 26 Kasım 2018, Pazartesi
TÜRKİYE’DE DEĞİŞİM CUMHURİYETLE BAŞLADI 1 Kasım 2018, Perşembe
CUMHURİYET BAYRAMI ANILARI 31 Ekim 2018, Çarşamba
DENİZ, DENİZ AKDENİZ 13 Eylül 2018, Perşembe
ANALAR VE ANA SEVGİSİ 14 Mayıs 2018, Pazartesi
KÖY ENSTİTÜLERİ 14 Nisan 2018, Cumartesi
SEKSEN DÖRT YIL ÖNCEYDİ- ALİAĞALILAR MUSTAFA KEMAL’İ GÖRDÜ 13 Nisan 2018, Cuma
SU NİMETTİR 22 Mart 2018, Perşembe
KADIN VE ÇOCUK 7 Mart 2018, Çarşamba
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ 1 Mart 2018, Perşembe
KIRMIZI ŞERİTLİ MADALYALAR VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 5 Şubat 2018, Pazartesi
UYGARLIK VE KADIN 5 Aralık 2017, Salı
EYLÜL AYINI SEVMEYEN VAR MI? 14 Eylül 2017, Perşembe
BU VATAN TÜRK MİLLETİNİNDİR 31 Ağustos 2017, Perşembe
ZEYTİNLERE DOKUNMAYIN EFENDİLER 21 Ağustos 2017, Pazartesi
YURDUMUN SINIRLARI NASIL ÇİZİLDİ 24 Temmuz 2017, Pazartesi
DENİZCİLİK BAYRAMI 28 Haziran 2017, Çarşamba
HER AYIN ÜÇÜNCÜ HAFTASINDA MÜZELER ÜCRETSİZ OLSUN 1 Haziran 2017, Perşembe
CUMHURİYETE GİDEN YOLUN BAŞI ONDOKUZ MAYIS 19 Mayıs 2017, Cuma
ANA OLMAK 13 Mayıs 2017, Cumartesi
HERKESİN HIZIRI İLYASI FARKLI 5 Mayıs 2017, Cuma
SEVİLEN AY MAYIS 1 Mayıs 2017, Pazartesi
ÇEŞMELER 29 Mart 2017, Çarşamba
DENİZKIZLARI- DENİZİN KADINLARI 16 Mart 2017, Perşembe
DOKUZLARDAN-ONÜÇLERE 15 Şubat 2017, Çarşamba
SARSILMAK, SALLANMAK, KORKMAK 9 Şubat 2017, Perşembe
TAŞMAK COŞMAK VE KONTROL 1 Şubat 2017, Çarşamba
HER BELDEYE BİR ABDURRAHMAN 10 Ocak 2017, Salı
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA (2 ) 28 Aralık 2016, Çarşamba
GİT GEMİ DEMİR ATMA BU LİMANA 27 Aralık 2016, Salı
MUSTAFA KEMAL VE ASKERİ İZMİR YOLLARINDA 16 Eylül 2016, Cuma
DUMANLIDAĞI KAZILARI 3 Eylül 2016, Cumartesi
ALİAĞA ÇEVRESİNDE XIX YÜZYIL SONU ARKEOLOJİK KAZILAR 27 Ağustos 2016, Cumartesi
ARAPÇİFTLİĞİ SATILIK 20 Ağustos 2016, Cumartesi
NEMRUT ( KYME ) KAZILARI FOÇA’DAN SORULDU 13 Ağustos 2016, Cumartesi
HUKUK KÖŞESİ 19 Şubat 2016, Cuma